|
|
Ekim Ayı Enflasyonu Beklentilerin Üstünde
2026 yılının Ekim ayında TÜFE %2,2 olan konsensüs beklentilerin altında %2,58 oranında artış gösterirken, yıllık bazda Eylül ayındaki %29,73 seviyesinden Ekim ayında %29,77 seviyesine yükseldi. Bizim beklentimiz Ekim ayında enflasyonun aylık bazda %1,9 olması yönündeydi. Çekirdek enflasyon ise yıllık bazda %28,45’den %28,28’e geriledi.
TÜFE tarafında aylık bazda en fazla artış %12,58 ile giyim ve ayakkabı, %3,5 ile gıda ve alkolsüz içecekler, %2,02 ile ulaştırmada gerçekleşti. Ekim ayında düşüş gösteren kalem olmadı. TÜFE ana harcama grupları incelendiğinde, yıllık bazda en yüksek ağırlığa sahip harcama gruplarında fiyat artışları; gıda ve alkolsüz içeceklerde %27,73, eğitim, %48,86, sağlık, %43,29, konut %40,24 oldu.
Ekim ayında giyim ve ayakkabı grubu, aylık %12,58'lik fiyat artışıyla en yüksek artışın gerçekleştiği harcama grubu oldu. Söz konusu yükselişte, sonbahar – kış sezonuna geçişle birlikte yeni sezon ürünlerinin satışa sunulması ve yaz sezonuna yönelik indirimlerin sona ermesinden kaynaklanan mevsimsel fiyat ayarlamalarının etkili olduğunu düşünüyoruz. Özellikle kışlık giyim ve ayakkabı ürünlerinde sezon geçişiyle birlikte fiyatların yukarı yönlü güncellenmesi, grup enflasyonundaki belirgin artışta etkili olduğunu değerlendiriyoruz. Yıllık bazdaki yükseliş dezenflasyon sürecini etkilemiş gibi gözükse de söz konusu yükselişin, genel fiyatlama eğilimindeki bozulmadan ziyade mevsimsel faktörlerin ağırlık kazandığı bir gelişme olarak değerlendiriyoruz.
Ekim ayında gıda ve alkolsüz içecekler grubunda aylık enflasyon %3,50 olarak gerçekleşti. Gıda fiyatlarındaki artışta mevsimsel ürün arzındaki değişimler, tarımsal üretim koşulları ve tedarik maliyetlerinin etkili olduğunu düşünüyoruz. Özellikle taze meyve ve sebze fiyatlarında mevsim geçişine bağlı arz koşullarının değişmesi, grup enflasyonunu yukarı yönlü etkileyen unsurlar arasında yer alıyor. Ekim ayında görülen yoğun yağışlar, özellikle yaş sebze ve meyve arzı üzerinde olumsuz etkiler yaratarak gıda fiyatlarını yukarı çekmiş de olabilir. Aşırı yağışlar; hasat faaliyetlerini zorlaştırabilir, ürün kayıplarına ve tedarik süreçlerinde aksamalara neden olabiliyor. Hasadın gecikmesi ve nakliye koşullarının bozulması, piyasaya sunulan ürün miktarını azaltarak fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilir.
Genel olarak değerlendirildiğinde, Ekim ayı enflasyonunda hizmet ve eğitim kalemleri ön plana çıkarken, gıda tarafında mevsimsel etkilerin desteğiyle daha olumlu bir görünüm izlendi. Bu tablo, aylık enflasyon dinamiklerinde mal gruplarından ziyade hizmet kalemlerinin ve dönemsel fiyat ayarlamalarının daha belirleyici hale geldiğine işaret ediyor.
ÜFE ise aylık bazda %2,07 oranında artış gösterirken, yıllık artış bir önceki aydaki %27,95 seviyesinden Eylül ayında %27,38’e geriledi. ÜFE tarafında aylık bazda sektörlere göre bakıldığından en fazla artış %12,79 ile ham petrol ve doğalgaz, %5,51 ile giyim eşyası, %3,86 ile deri ve ilgili ürünler kaleminde gerçekleşti. Ekim ayında ÜFE’de diğer mamül eşyalar %1,10 geriledi. %9,44 geriledi.
ABD – İran savaşıyla birlikte enerji fiyatlarındaki yüksek seyrin devam etmesi, maliyet kanalı üzerinden enflasyonu yeniden tetikleyebilecek önemli bir risk unsuru olarak öne çıksa da bununla birlikte, fon soruşturması kapsamında artan belirsizliğin ekonomik aktörlerin tüketim ve yatırım kararlarını ertelemesine neden olarak iç talep üzerinde baskı oluşturduğunu değerlendiriyoruz. Belirsizlik ortamının hane halkı ve şirketlerin harcama iştahını zayıflatması, tüketim ve yatırım harcamalarında yavaşlamaya yol açarak ekonomik aktiviteyi sınırlayabilir. İç talepteki bu zayıflama, talep kaynaklı enflasyonist baskıları azaltarak enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerindeki olası etkisini kısmen dengeleyebilir. İç talepteki düşüş beklentisi kapsamında enflasyon tahminlerindeki aşağı yönlü revizyonların da etkisiyle, TCMB'nin politika faizini Aralık ayında da 100 baz puan indirerek %35 seviyesine çekmesi için alan oluştuğunu değerlendiriyoruz.
|